Eğlence programlarında ses değiştiren gaz olarak tanıdığımız Helyum Gazı, insanın sesini kısa süreli değiştirip komik bulmamıza sebep olması dışında birçok farklı özelliğe de sahiptir. Kelime kökeni olarak Yunancaya dayanan Helyum, güneş anlamına gelmektedir. Periyodik cetvelin birinci periyodunda 8A grubundadır. Helyum hafif gazların ilk sıralarında yer almaktadır. Aynı zamanda Helyum gazı Asal bir gazdır. Bu nedenle diğer kimyasallarla ile etkileşime girmesi düşüktür. Helyum çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Helyumun hafif ve boyut olarak işlevsel olması kullanım alanlarını attırmıştır. Helyum diğer elementlere göre kaynama ve erime göstergelerine göre en düşük seviyededir. Helyum bu yapısı nedeniyle “Kuantum Sıvısı” olarak da adlandırılmaktadır. Kuantum Sıvısı denilmesinin başlıca nedeni olağanüstü şartlarda dahi atomsal varlığını ve karakterini sürdürebilmesidir.

Helyum’un kısa tarihi

İngiliz astronom Joseph Norman Lockyer tarafından 1868 yılında tayf çizgileri şeklinde helyumu gözlemeyi başarmıştır. 1895 yılında uranyumlu kleveyit minarelli bir asit ile yaptığı deneyde helyum oluşumuna tanıklık etmiştir.

Güneş atmosferini dünya atmosferinden tam 27 yıl önce gözlemleyen Joseph Norman Lockyer, güneş atmosferinde helyum elementinin bulunduğunu keşfetmiştir. Joseph Lockyer ayrıca güneş sıcaklığını ve atmosferin içeriğine dair hesaplamalar yapmış, nihai olarak güneş atmosferinin hangi elementleri içerdiğini, helyum ve diğer elementleri ne kadar kapsadığını araştırmıştır. Sekiz kez güneş tutulmasını gözlemek için gezi çalışmaları yapmıştır.

Helyum Gazı’nın başlıca özellikleri

-272,05 derecelik erime ve -268,785 derecelik kaynama özelliği gösteren Helyum Gazı elementler içinde bu ölçülerde en düşük seviyededir. Hidrojenden sonra en hafif gaz olma özelliği taşıyan Helyum gazı bu özelliğiyle çeşitli alanlarda oldukça işlevsel şekilde kullanılmaktadır. Soy gaz olduğu için tepkimeye girmemektedir.

Helyum Gazı’nın işlevsel olarak kullanıldığı alanlar

Özel yapısı nedeniyle işlevsel olarak kullanılmaya oldukça uygun alanlarda etkili şekilde kullanılan Helyum Gazı önemli alanlarda karşımıza çıkmaktadır. Doğum günlerinde süs amacıyla kullanılan balonların şişirilmesinde, kaçak tespit çalışmalarında, ilaç sanayisinde, bilimsel araştırmalarda, uçak sanayisinde, nükleer enerji santrallerinde, soğutmaya doğrudan veya dolaylı olarak ihtiyaç duyulan fabrikalarda, uzay ve uzay sanayisinde, silah ve roket yapımında kullanılmaktadır. Bunların yanında tıp ve medikal alanında da işlevsel olarak kullanılmaktadır. Akciğer ile ilgili solunum sorunu yaşayan hastalar için çeşitli kullanımları vardır. Astım ve Koah rahatsızlığı olanlar için nefes alıp verme konusunda yardımcı olarak işlevlidir. Dalgıçların sıklıkla kullandığı ve vücutlarının dalış esnasında yaşadığı basınç sorununu çözmeye yarayan Helyum, dalgıçların suda daha fazla kalmasını ve daha derine basınçtan etkilenmeden dalabilmesini sağlamaktadır. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla fiber internetin oldukça önemli hale gelmesi, okyanus ve deniz altı fiber optik kabloların yerleştirilmesini gerektirmiştir. Fiber optik kablolarda da basınca yönelik olarak helyumun işlevinden yararlanılmaktadır.

Helyum gazının kaçak testlerindeki rolü

Helyum gazı Asal gaz olması ile, diğer kimyasallarla etkileşimi azdır, hafif olması, mikro boyuttaki ortamlara girebilmesi gibi özellikleriyle izleyici gaz olarak kaçak testlerinde kullanılmaktadır. Ağır sanayi gibi vakum altında çalışan sistemlerde hızlı ve etkili şekilde helyum gazdan faydalanabilmektedir. Olan ve olası sızıntıları kısa sürede açığa çıkarması, sızıntı detektörlerle beraber helyum gazını da kullanılmasını önemli kılmıştır. Hidrojeninde en az helyum kadar hafif olmasına rağmen oksijen ile hızlıca etkileşime girmesi helyumun ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.